KULLANICI REHBERİ

Veritabanı

Nişanyan Adlar Türkiye'nin reel veritabanına dayalı ilk ve tek kişi adları sözlüğüdür. TC nüfusuna kayıtlı gerçek kişi adlarını esas alır.

Çalışmamızın dayanağı 7 Haziran 2015 itibariyle güncellenmiş olan TC seçmen kütüğüdür. Bu kütük o tarihte 18+ yaşında olan 53.741.835 TC vatandaşının adını (ve ayrıca ana baba adını, doğum yeri ve tarihi ile diğer kütük bilgilerini) içerir. Çift ve daha fazla ön adlı kişilerin adlarını ayrıştırdığımızda toplam adlar nüfusu 56.270.050’yi bulmaktadır. Bu isimler 6 Haziran 1997’ye dek doğmuş olup 2015’te hayatta olan TC vatandaşlarını kapsar.

Maddebaşı

Aynı adın bölgesel veya kişisel varyantları olduğu kanısına vardığımız adlar (Abdullah, Aptullah, Apdullah...) tek maddede gösterilmiştir. Maddebaşı olarak nüfusu en çok olan varyant seçilmiştir. En yaygın yazım standart yazı Türkçesinde tercih edilen biçimden farklı olabilir, dolayısıyla maddebaşında gösterdiğimiz biçim alışılmış standarttan ayrılabilir (Gülizar değil Gülüzar, Abdülhamit değil Abdulhamit).

Varyant biçim eğer belirli bir bölgeye veya kültür grubuna aitse ya da yaygın ve alışılmış biçimden fazlaca farklıysa ayrı maddede gösterilmiş, fakat eşittir (=) işaretiyle ilgili maddebaşına bağlanmıştır. Varyant biçim arandığında bağlı olduğu madde de otomatik olarak alt satırda görüntülenmektedir.

Kaynak diller

Bir ad kişi adı olarak başka bir dilden aktarılmışsa o dildeki asıl biçimini belirtmeye özen gösterilmiştir. Arapça ve Farsça adların imlasında, Nişanyan Sözlük'ten farklı olarak Türkçe telaffuza daha yatkın bir çeviriyazım kullanılmıştır. Sözcüklerin daha ileri düzey etimolojik köklerini irdeleme yönünde fazla çaba harcanmamıştır.

Bir ad Türkçede günlük lisanda kullanılan bir kelimeden türetilmiş ise (Bayram, Temel, Demet, Fındık, Filiz, Defne) ad 'Türkçe' olarak işaretlenmiş, fakat alttaki sözcük başka dilden alıntı ise bu husus parantez içinde belirtilmiştir. Bu isimler kişi adı olarak başka dilden alıntı değildir; fakat alttaki sözcük yabancı kökenlidir.

Türkçede üretilen fakat bileşenlerinden biri veya birkaçı yabancı dilden alıntı olan bileşik ve türemiş isimler (Gülçiçek, Aycan, Şendoğan, Nazlı) Tr+ simgesiyle işaretlenmiştir.

Yeni Türk adları

Dil Devrimi ve Soyadı Kanunu döneminde resmi makamlarca üretilen adlar 'Yeni Türk adı' olarak tanımlanmıştır. Bu adlar Kasım 1934 ile 1936'nın ilk ayları arasında ulusal bir seferberlik havası içinde onlarcası yayınlanan 'Yeni Türk Adları' listelerinde yer alırlar. Üç gruba ayrılırlar:

  1. Tarihi kaynaklarda keşfedilen gerçek kişilere ait eski Türk (ve Moğol) adları: Ertunga, Tuğrul, Çağatay, Gültekin, Tuğsavul.
  2. 'Öztürkçe' adı verilen yeni dilde anlamlı sayılan sözcüklerden alınan adlar. Bu sözcüklerin büyük bir bölümü öneri düzeyinde kalmış, yeni dilde benimsenmemiştir; ancak kişi adlarında yaşamaya devam ederler: Kenter, Koşun, Oytun, Tolgar, Tüzün. Bir bölümü ise yeni dile yerleşmiştir: Özlem, Sezgi, Uzay, Doğa.
  3. Türkçe olan veya ses itibariyle Türkçeye benzeyen unsurlardan inşa edilen yeni bileşikler: Ulutürk, Ünal, Özsoy, Kunter, Günsen, Erbuğ, Berkant.

İlk gruptaki adları ETr (Eski Türkçe), ikinci gruptakileri YTr (Yeni Türkçe) olarak işaretlemeye çaba gösterdik; üçüncüleri sadece Tr olarak gösterdik. Henüz tam tutarlı bir tasnif olmasa da bir fikir vermek açısından yararlıdır.

1935 yılından önce Türkçede kullanılan Türkçe adlar ile, sonraki yıllarda Dil Devrimi hengamesinden bağımsız olarak halk imgeleminden doğmuş yeni adlar sadece Tr olarak işaretlenmiştir. Büyük çoğunluğunun anlamı şeffaf olduğu için ayrıca açıklama gereği duyulmamıştır.

Coğrafi ve etnik dağılım

Örneklerin yüzde doksanı aşan bölümü belli bir etnik veya dini gruba ait olan adlar, Kürt, Ermeni, Azeri, Süryani, Arap, Yahudi, Arnavut, Karapapak, Alevi vb. adı olarak işaretlenmiştir. Burada sözkonusu olan adın kökeni değildir, kimlerce benimsendiğidir. Örneğin Abdülaziz gibi bariz Arapça kökenli bir ad, Türkiye’de yüzde yüze yaklaşan bir oranda Kürt kökenlilerde görüldüğü için 'Kürt adı' etiketini almıştır.

Urfa, Mardin, Gaziantep, Hatay, Van gibi etnik açıdan karışık olan illere özgü isimleri ilçe ve köy bazında analiz ederek hangi etnik gruba ait olduklarını tespit etmeye çalıştık. Özellikle Mardin ve Urfa'da çözümü zor olan vakalarda Ar/Kr etiketini kullandık. Bu etiket "Arap veya Kürt adı" veya "Arap ve Kürt adı" olarak yorumlanabilir. Ayrıntılı bilgiye ulaştıkça düzeltilecektir.

Örneklerin yaklaşık üçte ikiden fazlası belli il veya ilçelerden kaynaklanan adlar 'Yerel ad' olarak işaretlenmiştir. İl veya ilçe adlarını izleyen artı işareti (Tokat+) bu ismin özellikle o yörede yaygın olduğunu, fakat diğer yerlerde de kullanıldığını gösterir.

Seyrekçe kullandığımız 'Batı illeri' deyimi Samsun/Ankara/Adana hattının batısında kalan illeri, 'Doğu illeri' deyimi bu hattın doğusunu, 'Türkçe alanı' deyimi Kürtçe ve Arapça konuşulan iller dışında tüm Türkiye'yi belirtir.

Güncellenmiş sürüme ilişkin

Adlar sözlüğünün eski sürümü internete sızdırılmış olan 2009 tarihli nüfus kayıtlarına dayanmaktaydı. Bu kayıtlarda Türkçe karakterler ayrıştırılmadığından (C/Ç, G/Ğ vb.) ve diğer bazı teknik arızalardan ötürü sağlıklı nüfus sayıları elde etmek olanaksızdı. Bundan dolayı kaynağını bilmediğim, fakat kütükle aynı çalışmanın ürünü olduğu anlaşılan bir nüfus dökümüne başvurmak zorunda kaldım. Bu dökümün toplamı 97.830.964 gibi, abartılı olduğu aşikar bir sayıydı. Ancak elimde başka kaynak olmadığından ve verilen rakamlar kabaca gerçek oranlara tekabül ettiğinden, o sayıları aktarmakta sakınca görmedim.

1 Mart 2022’de yayına giren yeni sürümdeki sayılar 2015 tarihli seçmen kütüğünün kayıtlarına tam olarak uygundur. En basit yazım farklılıklarını dahi doğru olarak tespit etmek ve yansıtmak için özel çaba gösterilmiştir. Sadece yabancı ülke doğumluların adlarında çoğu zaman kapital I olarak yazılan harf gerekli hallerde İ’ye dönüştürülmüştür (Cornelıa > Cornelia). Bunun dışında hiçbir şekilde özgün yazıma müdahale edilmemiştir.

Kütükte 12 ve daha fazla nüfusu olan tüm tekil kadın ve erkek isimleri sözlüğe alınmıştır. Daha az nüfusu olan adlara ancak herhangi bir nedenle ilginç bulduğum ya da değinmeye gerek gördüğüm hallerde yer verdim. Tekil adların yanısıra, çeşitli varyantlarının toplamı 12 veya daha fazla olan adları da hemen eksiksiz olarak sözlüğe almaya gayret ettim.

Sözlükte sıfır nüfuslu görünen adlar seçmen kütüğünde canlı örneği olmadığı halde ana ve baba adlarında sıkça geçen adlardır. Bir fikir vermesi için bunların da sayısını ayrı bir kolonda belirttim. Ancak doğal olarak bir isim birden fazla seçmenin ana veya babası olabileceği için, bu sayılar ancak kaba bir fikir vermeye yarar. Örneğin Ozo veya Çori adlı kırk baba adının bulunması bu isimde kırk kişinin bulunduğunu değil, kırk seçmenin bu isimleri taşıyan babaları olduğunu gösterir.